Psikolojik danışma kuramlarında bir arayış: Tinsellik

tinsellik

Davranışçı yaklaşımdan sonra ortaya çıkan bilişsel davranışçı yaklaşımla birlikte insan davranışının ortaya çıkmasında akıl ve algılama önem kazanmış ve düşüncelerin davranışı etkilediği konusunda fikir birliğine varılmıştır. Ancak günümüzde, özellikle psikoterapi ve danışma alanında insanın doğasında bulunan, aklın yanısıra temelde ruhun varlığını da davranış değişikliğine neden olarak gösteren bir kuram bulunmamaktadır. Bazı araştırmacılar tinsellik içeren müdahale yöntemlerini ve temaları  kuramsal yaklaşımlarının içine yerleştirmeye çalışmışlarsa da bu oldukça yüzeysel kalmıştır.

Bu durum bazıları tarafından eleştirilmiş ve modern psikolojinin antik çağlardan gelen köklerini terk ettiğini ve modern psikolojinin katı bir bilimsel anlayışla yürütülen nesnel-doğal bilimlerin içine sokulmaya çalışılğını ifade etmiştir.

Psikolojik danışma deneyiminin parçası olarak, danışanlar tinsel ihtiyaçlarını da danışmanlarıyla paylaşma ihtiyacı duymaktadırlar. Son yıllarda, batı kültüründe sıklıkla vurgulanan tinsel ihtiyaçlar, giderek artan bir şekilde psikolojik yardım aramanın nedenlerinden biri gibi görünmektedir. Psikolojik danışmanların uygulamalarında tinsel ihtiyaçlarına yanıt arayan danışanlarla karşılaşma olasılıkları mümkündür. Araştırma bulguları psikolojik olarak yardım arayanların tinsel olarak sağlıklı olmayı önemli bulduklarını ve aldıkları yardım sürecinde bu ihtiyaçlarının karşılanmasını beklediklerini göstermiştir.

Bir güç olarak tinsellik

Tinsellik, psikolojik danışma alanında, çok kültürlülükten sonra beşinci güç olarak görülmeye ve bu alandaki literatürde yerini almaya başlamıştır. Ancak, tinselli­ğin tanımlanmasında ve kavram olarak açıklanmasında henüz ortak bir görüşe ulaşılamamıştır. Gelecek yüzyıl içinde insanı anlamada tinsel temalara giderek artan bir vurgunun ortaya çıkacağı ileri sürülmektedir. Ancak, tinselliğin tanımının yapılması ve üzerinde çalışılması zor bir kavram olduğunun altı da önemle çizilmektedir.

Psikolojinin uygulandığı alt dallardan biri olarak ,psikolojik danışma uygulamasının ve eğitiminin içine tinselliği dahil etmek danışanı anlamada ve gelişmesini sağlamada gerekli olabilir.Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada, bütün lisans ve yüksek lisans düzeyindeki psikolojik danışma ve psikoloji uygulama ve programları katı bir anlayışla araştırma desenleri ve istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar üzerine kurulmuştur. Ancak, sadece ampirik ve rasyonalist yöntemlere sıkı sıkıya bağlı kalmak, psikolojinin bilgiyi ararken sınırlanmasına yol açabilir.

Tinsellik bu anlamda modem psikolojiye baskın bir şekilde hakim olan doğal bilimlerin nesnel yöntemlerine karşı alternatif bir bilgiyi arama yolu olarak görünmektedir.Kuşkusuz, burada söylenmek istenen, ampirik yöntem ve bulgulardan tamamen uzaklaşılması ve yeni kuramlar geliştirirken sadece insanın tinsel yönün vurgulanması gerektiği değildir. Bilgiyi ararken kullanılan geleneksel yöntemlerin yanısıra, diğer aydınlatıcı ve keşfetmeye yardım edici çabaların da kullanılması, kabul görmesi ve bütün bunların bütüncül bir anlayışla ele alınması psikolojik danışmanların insanı anlama çabalarına daha fazla katkıda bulunabilecektir.

Tinsel Anlayışın Psikolojik Danışmadaki Rolü ( Özlem KARAIRMAK )

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir